26 Mart 2013 Salı
Aşkın Tanımı
AŞK
Aşkın tanımını aramış bunca zaman insanlar, oysaki aşk özneldir bilememmişler. Her arayışın sonunda ise bulunan tek şey acı ve mutsuzluktan ibarettir. İçinde acı ve mutsuzluk olmayan aşk yoktur aslında; ölmeyecek aşk yoktur. Aşk birden olmaz öyle ilk görüşte falan ne lan bu kıyafet mi beğeniyorsunuz? Aşk yavaş yavaş olur. Yavaş ya...vaş büyür, gelişir ve yayılır tıpkı bir kanser gibi. Kalbinizi ele geçiren bir kanserden kurtulma şansınız ne ise aşktan kurtulma şansınızda o kadardır aslında.
Aşk önce sinsice ciğerlerimize dolar önce, ciğerlerinize esrar, sigara çekmiş bir his verir, zevklidir, uyuşturur, bağımlılık yapar kısaca uçurur. Sonra siz hiç fark etmeden bir parça aşk kalbinize kaçar. İşte o bir parça sizi öldürecek olan aşkın başlangıcıdır. Kanda bulunan ve bulunması gereken her madde gibi hücrelerinize yayılır. Hücrelerinizin yaşamak için ona ihtiyacı yoktur aslında başlarda ama böyle bir tattan mahrum kalmak istemezler asla, alırlar hemen içeri. Gün geçtikçe yayılır kalbinizden bütün vücudunuza aşk. Hücreleriniz alışır artık onun varlığına böyle bir güzelliği alırlar hemen içeri; en derinlere.
Her şey güzeldir ilk başlarda tıpkı bir sigaraya, esrara başlangıç gibi. Siz fark etmeden bütün hücrelerinize işlemiştir aslında. Her yerinize, her hücrenize yayılmıştır aşk. Artık aşk istediğini almıştır. Onun o zavallı aciz bedeninizden alacağı bir şey kalmamıştır artık artık. Gitme vakti gelmiştir artık… Gider artık…
Siz inanamazsınız gittiğine, inanmak istemezsiniz çünkü artık aşk ‘siz’ olmuştur aslında. Bir süre inanamayıp yapay aşk gönderirsiniz hücrelerinize, devam eder onlarda çalışmaya. Sonra anlarsınız ki aşk gitmiştir… Her gün düzenli olarak uyuşturucu kullanan birinin bir gecede birden uyuşturucuyu kesmesinin etkisini yaşatır vücudunuzda. Şoka sokar sizi. Uyanamazsınız yani ayıkamazsınız. Hücrelerinizin bir tarafı çalışmaz olmuştur artık… Oksijensiz yaşayan hücrelerdir artık onlar, anlamsız yaşayan… Yalnız yaşayan… Ve artık asla gelicek oksijeni bir daha kabul etmeyecek olan; yaşayan ölülerdir onlar. Kalbiniz ise aşkın kaynağıydı hatırladınız mı? Hatırlamak istemiyorsunuz artık, biliyorum. Çünkü acının kaynağıdır o artık. Birde ciğerleriniz vardı hani ya onu hatırladınız mı? Bir parça geçmişti ya hani oradan kalbinize… Ciğerlerinize kızarsınız artık hep. Artık suçlu onlardır. Bir kere o temiz havalarda içini oksijenle doya doya doldurmak istese, çekse içine o güzel havaları artık kalp izin vermez ona, çıkar üzerine, izin vermez ona, acıtır ciğerlerinizi… Sizi…
Siz hiç böyle hissetiniz mi? Ben hissettim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)